<>.theiaStickySidebar:after {content: ""; display: table; clear: both;}
Önce haberimizi okuyalım:
[Asgari ücretle ilgili talebini, “Asgari ücret 30 (bin lira), altında yokuz” sloganıyla dile getiren CHP, Salı akşamı yeni asgari ücretin 22 bin 104 lira olarak belirlenmesini protesto için bir dizi eylem kararı aldı.
Yeni asgari ücretin açıklanmasının ardından çalışanlara “üretimden gelen gücünüzü kullanın” çağrısı yapan CHP lideri Özgür Özel, bugün partisinin yetkili kurullarını olağanüstü toplayarak, eylem planına ilişkin yol haritasını belirledi.
Bu çerçevede, önce CHP’nin Merkez Yönetim Kurulu (MYK), ardından da Meclis grubu Özel’in başkanlığında toplandı.
CHP milletvekillerinin ilk eylemi de TBMM Genel Kurulu’na katılmamak oldu.]
CHP değişemiyor. Çünkü gerçekleri göremiyor. CHP ülkemizde uygulanan ekonomi politikasını eleştirebiliyor mu? Hayır. Bu konuda bilgisi ve bilinci yok. Asgari ücret onların istediği gibi 30 BİN lira olsaydı üç ay sonra değişen bir şey olmayacaktı. Kaldı ki şikâyet edilen asgari ücretin sorumlusu iktidar olduğu kadar CHP muhalefetidir. İktidar gibi onlar da problemin kaynağının “ Borca dayalı para sistemi ve faize dayalı ekonomi” olduğunu kavrayıp eyleme geçemiyor.
Bu konuda CHP’ye çağrıda bulunmuştum. Şartlar değişmedi. Bu çağrımı bu gün de aynen yineliyorum, Umarım bu defa sesimi duyururum:
Malum Ülkemizde pek çok başarılar sağlanmıştır. Hiç şüphesiz örneğin eğitim ve ekonomi gibi alanlarda başarısızlıklar da vardır. Başarılar ve başarısızlıklarda ana pay iktidar partisinindir. Ama ana muhalefet partisi olarak sizin de vebaliniz büyüktür. Çünkü iktidarın başarısı bir ölçüde muhalefete bağlıdır.
İslâm İle Barışabilseydiniz ve İktidarı Sistemle Birlikte Eleştirebilseydiniz
CHP si yönetimleri olarak İslâm’la barışıp onun yüceltici ve geliştirici ilkelerine gereğince saygı duyabilseydiniz, demokratik laikliği tercih ederek baskıcı dışlayıcı ve ötekileştirici jakoben laikliğe şartlanmasaydınız ülkemiz gerçekten farklı olurdu .
Keşke;
İktidarı, iktidarı da kuşatan egemen sistemle birlikte eleştirebilseydiniz,
Batı emperyalizmine eleştiri getirebilseydiniz,
Eğitim sistemimizin İslâm’dan ilham alan yerel değerlerimize daha bağlı, daha akılcı, daha sorgulayıcı, daha bilimsel temellere dayalı olmasını savunup Kemalist ideolojide ısrar etmeseydiniz,
Ve ülkemizi sömüren ve gelişmesini engelleyen “BORCA DAYALI PARA SİSTEMİ VE FAİZE DAYALI EKONOMİ” düzenine karşı çıkabileydiniz… Ülkemiz bu gün birliktelik içinde çok daha farklı ve gelişmiş bir konumda olabilirdi.
Belki inanmayacaksınız ama ben ülkem için CHP’sinin derlenip toparlanmasını diliyorum…
İşte CHP’ye Ana Bariyeri Teşhis ve Atılım Fırsatı
Öyle anlaşılıyor ki AKP, ülkemizi sömürten “Borca Dayalı Para ve Faize Dayalı Ekonomi Sistemini” tek başına kaldıramadı. Kaldırma niyeti var mıdır bilemem ama görülen o ki kaldıramayacak da. Çünkü bu konu milli mutabakatı gerektirmektedir.
Biz kültürel ve iktisadî emperyalizmle kuşatıldık. İktisat fakültelerimiz kapitalizme şartlı. Problemleri oluşturan ve derinleştiren sistem içinden ve sistem ekonomistlerinden çözüm bekler olduk. Atılımımız halinde borçlu olduğumuz emperyalist kaynaklar da tepemize çökebilir. Üstelik İslâm ile ilgili gördüğünüz her eyleme, laiklik adına en büyük engellerden birini de siz oluşturdunuz.
Hulâsa “Borca Dayalı Para ve Faize Dayalı Ekonomi Sistemi” kaldırıp iktisadî bağımsızlığımızı korumak milli mutabakatı gerektirmektedir.
Milletle aranızdaki bariyerlerin en önemlilerinden biri, bu güne kadar onay verdiğiniz veya karşı çıkmayıp göz ardı ettiğiniz yukarıda değinilen kan emici para ve faiz sistemidir.
Dünya Yeniden Yapılanacak
Adil ve merhametli bir düzen kurmaya mecburuz. Bunun için iki şeye muhtacız. Her bir maddî varlık anlamına Yaratılan ayetlerle, Kur’anî ilkeler manasına İndirilen ayetleri birlikte konu edinecek eğitim sistemine ve bir de ve faizsiz bir ekonomik düzene.
Geliniz…İddianız olan sosyal demokrat çizgide bu sömürücü para ve faiz sistemini kaldıracak kanun teklifini yapınız ve arkasında durunuz. AKP’sini ve grubu olan ve olmayan diğer partileri de buna yönlendiriniz. Bu devrimci adımla milletimizi selâmlayınız. Ülkemize ciddi bir hizmet yapmış olursunuz. Milletimiz yapılanı unutmaz. Sandıkta da değerlendirir.
Hassasiyetlerinizi biliyorum ama korkmayınız, “Borca dayalı para sistemi ve faize dayalı ekonomi” ye karşı çıkmanız sizi İslâm’a yaklaştırmaz ama İslâm’ın bir diğer adı olan insanlık çizisine yaklaştırır. İddianız olan sosyal demokrat doğrultuda milletimizle birleştirir, bütünleştirir.
Hodri meydan, bunu yapamazsanız, batı emperyalizmine payanda olarak ithal edilmiş baskıcı, dışlayıcı ve ötekileştirici laikliği sorgulayamazsanız, ulaşamayacağınız iktidara gelseniz bile, yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Çünkü borca dayalı para sistemi ve faize dayalı ekonomi, dünya devleri olan Amerika’yı, Çin’i ve Japonya’yı bile dünyamızın en büyük borçlu ülkeleri haline getirmiştir. Emperyalizmin babaları olan Rokfeller ve Rothschiller gibi yirmi kadar dünya zenginine, dört milyar insanın mal varlığına denk mallar yağmalatmıştır.
Ali Rıza Demircan hoca, sen ilahiyatçısın, senin derdin ne, bu konular neyine gerek, diyebilirsiniz. Aslında Allah’ın savaş açtığı bu zalim para ve faiz düzenine karşı çıkmak bir mümin olarak birinci derecede benim görevimdir. Üstelik siz de vicdanınız doğrultusunda görev yapmadığınız için iş başa düşüyor.
Derdime gelince, şahısları ve kurumları putlaştıran bazılarının su-izanda bulunarak zannettiği gibi benim derdim falanca kişi veya filanca siyasi kurum değildir. Derdim insan doğasıyla örtüşen İslâm’dır, milletimdir, İslâm ülkeleridir, insanlıktır, insanlık için de bir model oluşturulmasına katkı vermektir. Evet derdim var.
Çünkü BEN İSLÂM İNSANIYIM.
Ali Rıza DEMİRCAN
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-
YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ